![]() | ![]() |
| ||||||||||||||||||||||
| | #10 (permalink) |
| | harry_horcrux bende bunun videoları var..yayınlıycam yakında download edersinn.cok sagoll..
__________________ [Sadece Kayıtlı Üyeler Sitemizdeki Linkleri Görebilir. Hemen Üye Olmak İçin Tıklayın...] GEBZE / KOCAELİ 641 34 09 SpY Lord Of The Computer... |
| | |
| | #11 (permalink) |
| | tahsinim resimler mükemmel ellerine saglık..tşk
__________________ [Sadece Kayıtlı Üyeler Sitemizdeki Linkleri Görebilir. Hemen Üye Olmak İçin Tıklayın...] GEBZE / KOCAELİ 641 34 09 SpY Lord Of The Computer... |
| | |
| | #12 (permalink) |
![]() | ARKADŞLAR MUHAMMAD ALİnin HAYATINI MERAK EDENLER OKUSUN Orhan Ayhan, Muhammed Ali ve Amerika Birleşik Devletleri "Vietkonglularla neden savaşayım, onlar bana zenci demiyor ki?" Bu sözler dünya boks tarihinin efsane ismi Muhammed Ali'ye ait. Ünlü boksörün hayatını anlatan Ali adlı filmi, onun tüm Türkiye'yi ekrana toplayarak maçlarını canlı olarak anlatan spiker Orhan Ayhan ile (meslek icabı) birlikte izlerken, belleğimde o günlere dair flu görüntüleri netleştiremiyordum bir türlü. Çünkü Muhammed Ali, 30 Ekim 1974'te ringde sancılar çekerken, aynı gecenin sabahı annem de hastanede benim için sancılanıyordu. Muhammed Ali, Zaire'de George Foreman'ı yenip üçüncü kez dünya şampiyonluğunu aldığında, ben dünya cehennemiyle yeni tanışmıştım ve muhtemelen de ağlıyordum. Biyografi filmlerini hep sevmişimdir. Nixon, JFK, Gandhi ve fonda Amerika'yı da doğup büyüyen bir insan olarak gördüğüm Coppola'nın The Godfather (Baba) serilerine düşkünümdür. Aspirin gibidir bu filmler, yerli yersiz atarım birkaç tane. Hasta değilseniz bile direncinizi arttırır. 16 yaşından sonra kendisine Cassius Marcellus Clay diye seslenenlere yumruğunu göstererek uyarılarda bulunan Muhammed Ali, sağlı sollu kroşeleriyle sadece ringde karşısına çıkanları değil, Amerika'yı da yere sermişti. Batı'nın koloniyalist politikalarıyla yıllardır ezilen kara ırkın, Harlem'e vebalıların yaşadığı pislik bir mahalle gibi davranan Amerika'nın çokuluslu suratına çarptığı tokattı Ali'nin elleri. Bakkaldan sakız almak isteyen birinin cebinde parası ve beyaz bir teninin olması gerektiği günlerin Amerika'sının tam göbeğinden çıktı Muhammed Ali. Bisikletini çalanları dövebilmek için boks öğrendi. Bisikletini çalanı buldu mu bilmiyorum ama, Amerikalı Sonny Liston'u fena patakladı. Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu, Louisville'de doğan, Müslüman bir boksördü artık: Muhammed Ali. "Ayağa kalk ayı!" İnsanları, yaşamın basamakları sürekli yer değiştiren oynak merdivenlerini çıkma konusundaki maharetleri bakımından ikiye ayırıyorum: Birinci grup, azgelişmiş beyniyle tırmandığı yere sadece kendi çabalarıyla geldiğini söyler. İkinci grup, bu tanımı daha da genişleterek metafizik desteklerin varlığını da telaffuz eder. Muhammed Ali, evren haritasında bir veba mikrobu gibi gözüken, ya da daha doğrusu gözükmeyen bir dünyanın içinde yaşadığımızı biliyordu. Ama öte yandan onun, dünyanın uzaydan çekilen bir uydu fotoğrafında iki kırmızı kubbecik gibi görülebilecek boks eldivenli elleri vardı. Eğer böyle olmasaydı, Hanoi'deki Vietkongluları öldürmeye giden 'Private Cassius' olmaktan öte gidemezdi Muhammed Ali. Liston'u yenerek dünya şampiyonu olduğunda askere çağrıldı ve öfkeyle reddetti. Amerikan medyasına göre Vietnam düşmandı, ama bir maç öncesinde basının karşısına çıkan Muhammed Ali'ye göre değildi: "Benim düşmanım sizsiniz. Asıl düşman orada değil burada." Adaleti, hükümeti, ordusu ve basınıyla Birleşik Devletler'di gerçek düşman. Ringe çıktığında, karşısında Foreman'ın ürkütücü yüzünü değil de silindir şapkasının üzerinde yıldızlar uçuşan uzun yüzlü, Sam adında sakallı bir şeytandı gördüğü. Kroşeleri ancak yavaş çekimlerle sayılabilen Ali, hasmının şapkasındaki o yıldızları birkaç rauntta gözünün önünde çember gibi döndürebilme sanatçısıydı. Kara ırkın, Müslüman dünyasının, ezilmiş Harlem'in, Beyaz Saray'ı dayaktan tanınmayacak hale getirmesiydi Muhammed Ali. Liston'u yere devirdiğinde, dünyanın gözleri ringin üzerindeyken "Ayağa kalk ayı!" diye bağırıyordu yerde yatan Amerikalı'ya. George Foreman'ı ekrandan tek gibi görünen üç yumrukta devirdi ve dünya şampiyonluğu unvanını üçüncü kez geri aldı. Bu maçın ardından Hrıstiyan ruhani cemaati yeni bir isim daha kazanacaktı: George Foreman. Foreman, aldığı yenilginin ardından iki yıl papazlık yaptı. Foreman'ı 'papaz eden' Ali, Spinles'i de ağlattı. Zaire'deki unvan maçında Foreman'ın karşısına çıkan Muhammed Ali, çapı genişlemiş beli, formsuz vücuduyla sanki dayak yemek için ringdeydi. Sekizinci raunda kadar Foreman'ın yumruklarını, 'bekle ve gör'lerle karşılayan Muhammed Ali, ringde kendisini izleyen Zairelilerle birlikte tüm Afrika'nın, kara ırkın, Müslüman dünyasının, Afro-Amerika'nın dizlerinin bağını çözüyordu. Ali'nin muhtemel bir düşüşü, milyarlarca insanı yere serecekti. Sekizinci rauntta üç seri kroşeyle yere serdi kara ırkın kara talihini. Final sahnesindeki müzik "See you tomorrow (Yarın görüşürüz)" diyordu. Ali, yıllar sonra aldığı unvanını iade eden Amerika'nın evsahipliği yaptığı Atlanta Olimpiyatları'nda titreyen elleriyle olimpiyat meşalesini yaktı. Aslında o daha büyük bir ateşi yıllar öncesinden düşürmüştü Sam Amca'nın göğsüne...
__________________ murat_tahsin@karanlikdunya.com |
| | |
| | #13 (permalink) |
| | adam dogru söylüyoo..kendini savunmak zorunda..sagol haber için..
__________________ [Sadece Kayıtlı Üyeler Sitemizdeki Linkleri Görebilir. Hemen Üye Olmak İçin Tıklayın...] GEBZE / KOCAELİ 641 34 09 SpY Lord Of The Computer... |
| | |
| | #14 (permalink) |
![]() | Boksörlerimizden 2 gümüş, 5 bronz.. Kazakistan'ın Almatı kentinde düzenlenen 2. Üniversiteler Boks Şampiyonası'nda Türkiye 2 gümüş, 5 bronz madalya kazandı.. Almatı'da 3-8 Ekim tarihleri arasında 11 sıklette düzenlenen ve Türkiye'nin 10 siklette 10 sporcu ile mücadele ettiği şampiyonaya 15 ülkenin üniversite milli takımları katıldı. Genelde Kazak ve Rus boksörlerin başarlığı olduğu görülen şampiyonada Türk takımı, 54 kiloda Hüseyin Dündar, 57 kiloda Çetin Özdemir, 60 kiloda Mustafa Doğan, 75 kiloda Savaş Kaya ve 91 kiloda Erhan Şektürk ile bronz madalya aldı. Türk takımından 81 kiloda finale çıkan Bahram Muzaffer, finalde Kazak rakibi Erdos Janabergenov'a sayı ile yenilerek gümüş madalyada kalırken, artı 91 kiloda finale kalan Deniz Fidan, bileğindeki sakatlık nedeniyle final müsabakasına çıkamaması üzerine Rus rakibi Magomed Abdussalemov altın madalyanın sahibi oldu. Deniz Fidan da gümüş madalya alan ikinci Türk boksörü oldu. |
| | |
| | #15 (permalink) |
| | zaten Deniz Fidan benim favorim yaa...biizm boksörlerimizde cokk hırs varr istedikleri zaman deviriyorlar valla korkmak lazımm ![]() ![]()
__________________ [Sadece Kayıtlı Üyeler Sitemizdeki Linkleri Görebilir. Hemen Üye Olmak İçin Tıklayın...] GEBZE / KOCAELİ 641 34 09 SpY Lord Of The Computer... |
| | |
| | #16 (permalink) |
![]() | "Türk boksunu zirveye taşımak için adayım" "Türk boksunu zirveye taşımak için adayım" Özerk olduktan sonra ilk genel kurulunu 28 Ekim Cumartesi günü yapacak olan Boks Federasyonunda başkanlığa aday olan boksta Türkiye'nin ilk Avrupa Şampiyonu Cemal Kamacı, Türk boksunu zirveye taşımak için aday olduğunu söyledi.. Cemal Kamacı, adaylığını açıklamak için TSYD Ankara Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında, boksun Türkiye'yi temsil eden önemli spor dallarından biri olduğunu belirterek, ''Ben boksun insan yaşamına kattığı değeri yaşayarak tecrübe etmiş bir kimseyim. Bu nedenle diyebilirim ki Türkiye'yi yurt dışında temsil eden birkaç önemli spor dalından birisi de bokstur. 22 yıl süren aktif boks hayatım neticelendiğinde ringlerin gösterdiği emeklilik kartını bir kenara koyan ben, aynı disiplin ve özveriyle devam ettiğim çalışmalar neticesinde disiplinli ve sağlıklı yaşamayı başardım. Ancak hayatın bana sunduğu imkanlar ve tercihlerden dolayı bir kurum olarak boksla ilgili olamamakla beraber, boksu iyi biliyorum ve kitabını yazdım diye bilirim. Bunun için de federasyon başkanlığına aday oldum'' Cemal Kamacı'nın ekibinde yer alan eski boksörlerden Feyzullah Aydaş ise, Türk insanının dövüşgen olduğuna değinerek, ''Türk insanı yumruklarını kullanmada daha becerikli ve yüreklidir. Bu nedenle dövüşmeye daha yatkındır. Geçmişte de yumruklarını konuşturan birçok Türk büyüğü tarihte bilinmektedir. İşte bütün bunları toparladığımız zaman Ata sporumuzun güreş değil, boks olduğu ortaya çıkıyor. Bizde boksla bilimi birleştirerek, yani okullarla öğretim görevlilerini buluşturarak, boksu Ata sporumuz haline getireceğiz'' dedi. |
| | |
| Etiket |
| boksla, bütün, haberler, İlgili |
| Seçenekler | |
| |